Biranın Antik Tarihi

M.Ö. 1720 yılı 1.Hanedan Dönemi’nin Kralı 1.Hammurabi 282 maddelik kanununda şöyle buyurur: birayı Gerste ile değil de gümüşle satan ya da bozuk birayı pahalıya satmaya kalkan han sahibi öldürülecektir. Biraya su katan fıçıya konulacak, üstleri onlar boğuluncaya kadar birayla doldurulacaktır. Müşterilerle politik tartışmalara giren, devlet aleyhinde konuşan han sahibi ölüm cezasına çarptırılır.
Babil’de 8 bira türü ve 20 farklı çeşit bira vardır. Bunlardan siyah bira yapımında kullanılan buğday çeşidi (EMMER)’in tohumu günümüzde olmadığından üretilemiyor. Kaliteli siyah biranın içinde %20 emmer taneleri ve %80 ekmek vardı. İyi beyaz bira, emmer ve gerste’yle kızıl bira ise ¼ oranında emmer tanesi ve kepekli ekmekle hazırlanırdı.
Birkaç kadehle keyfini yerine gelmesini isteyenler daha sert biraları tercih edebilirler. Siyah prima bira, Mısır’a ihraç edilen Lager birası ve içtikten sonra bir tek uyumayı düşünebileceğiniz bira türü Babil devletinin en lüks malları arasında yeralırdı.
Biranın keşfine dair çeşitli söylentiler var. Ençok anlatanılana göre günümüzün ençok tüketilen içkisi tesadüfen ortay çıkmış. M.Ö. 8000 yılında bir ev kadını içinde ekmek parçaları ve hamur bulunan bir kazanı evin dışında unutur. Ekmek parçaları yağan yağmurun da etkisiyle zamanla erir ve mayalanır. Ev sahipleri bu mayalı suyun tadını beğenince kendileri üretmeye başlarlar. Mayalı suyun üretimi binlerce yıl el yordamıyla devam eder.
İçine baharatların eklenmesi ve içkiye bir isim verilmesi ise M.Ö. 4000’i bulur. Suriye ve Mısır’da üretim kuralları belirlenir ve duvar resimlerinde bütün ayrıntılarıyla anlatılır. Hiyerogliflerde bira sıvı ekmek olarak adlandırılır. Bu ad içkinin üretim yöntemini kanıtlıyor. M.Ö.4.yüzyılda eski Babil topraklarında yıllık buğday üretiminin neredeyse yarısı bira yapımında kullanılır. Bira, inançlara da etki etmekteydi.
Tanrının rahiplerine dualarının karşılığı bira ve ekmekle ödenir, ölüler uyandıklarında içsin diye mezarlarına bira konurdu. Askerler ve kölelerin emeklerinin karşılığı bira ve ekmek olarak ödenirdi. Kraliçenin günlük harçlığı iki kazan bira ve 10 ekmekten oluşurdu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*